25 Mayıs 2015 Pazartesi

Kedili Kedili

Merhaba!

Geçen aylarda artık kedisizliğe dayanamayıp annemdeki 2 kedimden birini buraya getirmeye karar vermiştim ama benimkiler kutuya girmemek konusunda çok dişli (gerçek ve mecazi anlamda) çıkınca ben de kutuya kendiliğinden iki kez giren bir kediyi getirdim. Kedinin hikayesi şöyle; annem iş yerinin yakınında bir yere giderken bir tane kamyonun tekerleğinin hemen yanındaki çamur birikintisinin içine saplanmış küçük bir yavru buluyor. Annem bu tabi, dayanamayıp alıp getiriyor eve. Kedi biraz büyüyünce ateşleniyor ve veterinere yollanıyor. Kedi çok zayıf düşmüş durumda. İğneleri filan yapılıyor, eve gelirken kutunun içinde sanırım bir tür atak geçiriyor ve boynu yamuk ve sağır bir şekilde çıkıyor kutunun içinden. Ben kedilerimden birini almaya gittiğimde veterinerden döneli 2 gün olmamıştı. Kedicik kendi kendine kutuya iki kez girince "Demek ki onun kısmetiymiş" diye alıp getiriyorum. İyi yemekler, iyi mamalarla kısa zamanda toparlıyor. Gerçi duvarlardan, yerlerden hala sümük temizliyoruz ama olsun. Kedinin boyun yamukluğunun asıl nedeni aslında şu anda adını hatırlamadığım bir hastalık. Düzelmiyor (en azından kedilerde) ve denge sorunu var. Biraz yüksekten bırakılınca aşağı düşüyor. İlk geldiği zamanlara göre şu anda çok daha iyi durumda. İlk zamanlar koltuğa bile çıkamıyorken şu anda radyatöre atlayıp dışarıyı izleyip, düşmeden, 4 ayağının üzerinde yere geri atlayabiliyor. Denge sorunu olduğu için tırnaklarını kesmek istemiyorum ama sürekli kucağımıza atlamaya çalışıyor ve oyun oynarken tırnakları artık acı verecek şekilde derinlere batıp çiziyor. Sevgiliyle acı içinde yaşıyoruz. Sanırım biraz da olsa tırnaklarını kesmenin zamanı geldi.




Çok sevgi dolu, hiç huysuzluğu olmayan bir kedi. Yalnızca bazen bulunduğu odada kimse kalmadığını farkedince yüksek sesle miyavlıyor, çocukları ve bebekleri çok seviyor. Genelde çok belirli yerlerde durduğundan kaybolduğunda yerini bulmak da zor olmuyor. Şimdi yalnızca sağır bir kediyle iletişim kurmanın en kolay yolu olan işaret dilini öğretmeye çalışıyoruz. Neyse ki internet denen bir şey var da işimiz çok zor değil.

 
 
 
 

Hiç yorum yok: