14 Mayıs 2014 Çarşamba

HAYATTA KALANLAR KULÜBÜ

Geceden beridir uyku yok gözümde. Yatıp uyumaya çalıştım, hep aynı kare geldi gözümün önüne; belki görmüşsünüzdür, Soma'daki madenden çıkarılanları endişeyle bekleyen yaşlı bir teyzenin olduğu fotoğraf. Teyzenin yüzü gitmiyor gözümden.
Kadınları töre, namus davası, kıskançlık öldürüyor, kocaları-babaları maden göçükleri, çocuklarla hayvanlarıysa bütün bunlardan sıyrılıp hayatta kalanlar kulübü üyeleri yurdum insanı. Nerede ipin ucu kaçtı ki böyle? Dünyanın geri kalanından kopuk bir insan değilim, ne olursa olsun eğlenceye devam insanı da değilim. Keyfim kaçar kanayan bir yara gördüğümde. Koca ülke dört bir yanından kan kaybederken uyku da kaçıyor haliyle. Kafa dağıtmak için mutfağa girip sevgiliye elmalı turta yaptım, bir dönüp haberlere bakayım dedim 'Durum vahim!' diyen adamla karşılaştım, üstüne başka Soma haberleri....
Öğlen de çok yakın mesafeden ağzına isabet eden gazdan dolayı kanser olup hayatını kaybeden Mehmet İstif haberleri vardı; bu kadar değersizse onca insanın canı ne bok yemeye özgürleşme adı altında kıyma makinelerinden geçiyoruz anlayabilmiş değilim. Başımızın daha az ağrıyacağı kölelikten hallice bir sistem kuralım gitsin. Özgürlük, insan hayatı gibi kelimeleri de tabulaştıralım çünkü şu durumda iyice can sıkıcı olmaya başladı bu kavramlar.



Bugün hava sıcak olacakmış İstanbul'da ama bahar kime gelir orasını ben bilemiyorum.






Hiç yorum yok: