4 Kasım 2013 Pazartesi

DEKORASYON ALARMI-3

Bir hayli zaman oldu şu dekorasyonlarla uğraşmayalı. Klasik bünyede alerjilere neden olacak kadar değişik dekorasyon sitelerinde dolaşmıyorum pek ama bakınca deli deli olduğum, "dilin kemiği yok,n'apayım" dedirtecek şeylerle karşılaşmıyor değilim. Fazla uzatmayacağım, kısaca yorumlarımı yazıp gerisini siz pek muhterem okuyucularıma bırakacağım. Saat geç, yarın erken kalkacağım. Pazartesi sendromunu  daha da bir taçlandırmanın alemi yok.


Yatakta kahvaltı olayıyla ilgili pek bir bilinen söz vardır "Yatakta kahvaltı etmek istiyorsan mutfakta uyuyacaksın" diye. Bu evi dekore eden insanlar da saunadayken orada yemek yeme ateşiyle yanıp tutuşan insanlarmış diye düşünüyorum. Bu sadece bir görsel ama evin geneli böyle sauna havasında. Neyse ki tavana da aynı şeyi uygulamamışlar da yaratılan sauna etkisiyle psikolojik olarak boncuk boncuk terler akıtma noktasına getirmemişler.


"Biz çok kalabalık bir aileyiz o yüzden evin içine kaçak kat çıktık. Bi' dahaki seçimlere tapuyu alacağız iiiinşallah!" adlı bu çalışma ise 500 T ile sürekli seyahat edip her seferinde ayakta kalan ve bunu bilinçaltından atma çabasıyla korkularıyla yüzleşme gayretinde olan bir dekoratörün elinden çıkmış sanki.


Palyaço mezarlığından hallice bir buzdolabının karşısında saygıyla eğiliyorum. Neyse ki derzleri turuncu yapıp fantastikliğin dibine vurma çabasında değillermiş.


Freud'un hastasıyım fallik simgelerin ustasıyım.


Cam silmekten başka bir amacı olmayan insanlar var bu dünyada.


Yayıncılar aslında para kazanmayı bilmiyorlar. Yapacaklar en uzun serilerden oluşan kitapları degrade tonlarda bak nasıl kazançlarını ikiye-üçe katlıyorlar.


Boş duvarlardan ve sakinlikten nefret eden bir insanın çıldırmadan önceki son çalışması bu sanırım. Neredeyse şehir efsanesi olacak nitelikte.İbretlik paylaşım.



Görsellerin hepsi http://design-milk.com/ 'dan

Hiç yorum yok: