31 Aralık 2012 Pazartesi

Tasarım Tasarım Tasarım!

Sevgili okur, şimdiden seni uyarmak boynumun borcu, bu bir "Eski yıla elveda, yeni yıla merhaba" yazısı değil, başlıktan da anlayacağın gibi. Bazısı taa yazdan kalma, bazısı henüz çok yeni birkaç şey var paylaşmak istediğim, gördükçe heyecanlandırıp "Eh hadi ama!" dedirten.

Bunlardan ilki yazdan kalma bir haber, birçoğunuzun haberi vardır ama olmayanlar için anlatıyorum;

Tinkfabrik

Tinkfabrik adlı oluşum, kendisini "demokratik tasarım fabrikası" olarak tanımlıyor. Yeni-ilginç ya da çarpıcı bir tasarımı olan tasarımcı  çizimini yapıyor, sunuma hazırlıyor, brifini de ekleyiveriyor ve bu siteye gönderiyor. Site de halkın oylamasına sunuyor. En beğenilenlerin üretim ve pazarlanabilirliğini araştırıyorlar ve bunu da geçen ürünler üretim aşamasına hazırlanıyor. İşte burada izleyici, takipçi yeniden devreye giriyor ve bir fiyatlandırma oyunu oynanıyor. Biri çıkıp "Ben bu ürüne 10 lira veririm" diyor, bir diğeri 20 lira fiyat biçiyor, sonra da sonuçlar değerlendiriliyor. Bütüüün bu aşamalardan sonra önsatışa sunuluyor ürün. Önsatışa katılanlara hediye-indirim gibi güzellikleri de çok görmüyorlar. Yeterli destek sağlandığındaysa ürün, üretim sürecine giriyor ve sonunda satışa sunuluyor. Ürünü beğenip "Bu üretilmeli, benim olmalı!" diyenler ürününe kavuşurken tasarımcı da (ki tasarımı gönderen herkesi değerlendirmeye alıyorlar sanırım) telif hakkından kazandıklarını yemekle meşgul oluyor!
Bu kadar anlatıp kendi beğendiğim 1-2 ürünü göstermemek olmaz sanırım.

Bu ürünün adı Poly. Tasarımcısı Fatih Can Sarıöz. Bu, ilk üretilecek ürün sanırım, şu anda önsipariş alınıyor. Kahvaltıda tatlıların, tuzluların karışmasından, birbirinin tadını, kokusunu almasından benim gibi birçok insanın rahatsız olduğuna eminim. "Sonuçta hepsi aynı yere gidiyor caaanım!" mantığını besleyenlerden değilim. Tek derdim keşke o kahve fincanı orada boş boş durmasaydı. Kahve, normal şartlarda masada servis edilen bir şey değil ne de olsa.

Oyuncak toplamayı oyun haline getiren bu ürünün adı Yamy. Ne yalan söyleyeyim, çocuklarla arası olmayan, hiçbir zaman çocuk fikrini aklının ucundan bile geçirmeyen bana bile bu ürüne sahip olma isteği uyandırdı. En azından kendime oyuncak alır hem dağıtır hem toplardım. Yamy'nin tasarımcısı ise Umut Demirel. Eh, buna da bir not düşelim bari,  keşke renderlayan kişi ya ürünün farklı bir rengini kullansaydı ya da zemini başka renk alsaydı.


Benim gibi yolda yürümeyi bile oyun haline getiren insanlar için oldukça güzel bir ürün, Pompidou. Tasarımcısı Oscar Tange. Hatırlıyorum de geçen sene çalıştığım ofiste çöp kutusu karmaşası yaşnmıştı. Bir grubun çöp kutusu kırmızı, yukarı doğru hafifçe genişleyen IKEA çöp kutularındandı, bir kısmının ise normal, telli ofis çöp kutularıydı. Ara ara bir sirkülasyon oluşurdu, çöp kutuları yer ve sahip değiştirirdi, sanırım her gece arkamızdan toplantılar yapıyorlardı. Bu çöp kutuları eminim ki kesin çözüm olurdu.


Fiverr

Bilenler bilir, Fiverr.com adında ilginç bir site var. $5 için insanlar, sizin yapmak istemediğiniz ya da yapmayı bilmediğiniz ufak tefek işleri yapıyorlar. Bunlardan bazıları doğumgünü kartı hazırlayıp adrese postalama, logo, kartvizit tasarımı, ufak tefek çevirmenlik işleri gibi şeyler. Bu sitenin Türk versiyonu çıkmış, Beslikk.com adında. Şimdilik çok bir üyesi, trafiği yok sanıyorum ki ama yakın zamanda patlama yapar belki, ne dersiniz?


Vandalina

Gelelim bir başka habere. En yenisini sona sakladım; Vandalina adında bir topluluk kurmuş Ankara'lılar. Facebook sayfasındaki açıklamada "Vandalina olarak bir proje tasarladık. Bu projeyle her ay ele aldığımız sorunu sticker tasarımları ile "sokağa çıkarmayı" planlıyoruz. Fikir ve tasarım sizden, çoğaltıp sokaklara sunmak bizden." demişler. İlk konuları olarak kadın ölümlerini seçmişler. Yukarıdaki linkten daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. Sticker bombing adı verilen bu eylemi böylesi güzel bir amaçla birleştirmek, evet çok güzel olmuş. İnsan der ya "Benim nasıl aklıma gelmedi?" diye, tam olarak böyle dedim içimden ve çok da mutlu oldum bu topluluğu görünce. Belki kim bilir bir gün benim tasarımımı da görürsünüz yolda, parkta, durakta?
Bu arada, grup şimdilik sadece Ankara'da gerçekleştiriyormuş bu eylemi ama katılıma göre başka şehirlere yayılmayı da düşünüyorlarmış.



Biraz uzunca bir yazı oldu, biliyorum ama buraya kadar okuduysan sanırım bir teşekkür etmem gerekiyor; teşekkür ederim!



Bazı şeylerden çok geç haberi olan bloggerınız Süpersonik.

2 yorum:

deeptone dedi ki...

üçü de önemliymiş yaw.
:)

Jandragones Otero dedi ki...

Kürk kısmı olmayaydı, Ankara'ya yerleşmişken üye olabileceğim bir gruptu :/