30 Aralık 2011 Cuma

Boyu Değil İşlevi Önemli

Başlığa kanmamak lazım aslında, muhtemelen aklınıza gelenden bambaşka bir şeyden bahsedeceğim.
Kocaman kocaman adalet saraylarının reklamları yapıldı hep "Avrupa'nın en büyük adalet sarayı" vs gibilerinden gözümüze gözümüze sokuldu, İstanbulluların çoğu bilir, görmüştür birebir yapılırken bu koca binalar. Atlanılan bir nokta var sanırım ya da ben mi abartıyorum? Bu kadar büyük adalet sarayları ne için? Gerçekten insanlar bu kadar çok adalet sarayına ihtiyaç duyuyor mu yoksa ihtiyacımızdan çok daha fazlası sırf göz boyamak için mi yapıldı, bunca müsriflik? E hiç ihtiyacımız olmayan bir konuda, hem de sevimsiz bi konuda bu kadar abartı neden? Bu kadar büyük adalet saraylarına ihtiyaç duyulması utanılıp, üstü örtülmeye çalışılacak bir konuyken neden bu kadar gözümüze sokuldu? Neden, nasıl, ne zaman bu kadar suçlu üretildi?

Bu kadar adalet sarayına bu kadar cezaevi...

Yakacık'ta bir tane cezaevi var, Paşakapısı var, Maltepe'de var... İstanbul'da en azından ilk anda aklıma gelen cezaevleri bunlar. Pardon ama İstanbul içinde 15 yıl öncesine kadar bu kadar üniversite yoktu!(Abartma huyumun gözü körolsun!)


Bu yılın belki de son blog yazısı, böyle bir konudan bahsetmek istemezdim ama yazmasam daha da rahatsız edecekti sanırım bu sorular beni.

Sanırım yılın büyük bir kısmı isteyerek-istemeyerek ben de kendimi tecrit ettim birçok şeyden. Bilinçaltım mı yönlendiriyor nedir anlamadım. Yılın ilk 6 ayını pek hatırlamıyorum zaten, 2010 yılı büyük kayıplar yılıydı, şoku geçmemişti daha. Sonraki 6 ay yavaş yavaş açılmaya başladım. 1 Ocak da diğerlerinden farklı bir gün olmayacak aslında ama işte... Umut etmeden olmuyor sanki. Yine o nar patlatılacak, yine yüze bir gülümseme oturtulacak. Bereket dilenecek, sevgi, para, mutluluk, sağlık bereketi. Kuş cıvıltılı, defne kokulu pazar sabahı aile kahvaltısı sırası neredeyse evcilleştirime olarak düşünülecek kadar yakına gelen serçeleri beslemeli çocukluk günleri geri gelmeyecek olsa da etraftaki ufaklıklara o duyguyu yaşatabilme telaşı saracak, büyüklerin gittikçe azalan mutluluklarına gözler kapanıp.


Gecenin bir yarısı bu kadar uzun cümleler pek hoş olmuyor aslında. Her neyse, herkese bereketli yıllar, en çok neyin bereketine ihtiyacınız varsa...



Foto Kaynak

5 yorum:

bahar006 dedi ki...

İstanbul'da yapılan yeni adalet sarayı ile bildiğim kadarıyla tüm adliyeler biraraya toplandı. Bu kadar büyük olmasının sebebi o. henüz görmedim ama yakın zamanda görmüş olurum. Müsriflik derken bana pek öyle gelmiyo açıkçası çünkü hergün gittiğin bi binanın köhne, iç karartıcı, boğucu havasından uzaklaşıp aydınlık, temiz ve yepyeni haliyle karşılaşmak insanda çalışma isteği uyandırıyor. Hayran kaldığım adliye binaları yapıldı yine bu dönemde, mesela Kuşadasının adliyesini çok beğenmiştim, İzmir adliyesi de yine çok hoşuma gitmişti. Geçen günlerde Sincan adliyesini gördüm ve resmen ağzım açık kaldı, koridorlar oda parfümü kokuyordu, fonda klasik müzik, Allahım dedim ne olmuş buraya. Daha ilginci o daracık odalarda bizleri bile tersleyen memurlar gitmiş, istanbul türkçesiyle konuşan insanlar gelmiş yerlerine. Dosyaya elimi bile sürdürmeyip tüm işimi 5 dakikada hallettiler. Bu da ortamınh çalışanlar üzerindeki etkisi galiba. Şimdi sırada asıl Ankara adalet sarayı var. Büroma çok yakın ama bir süredir söylenti olarak bildiğimiz şey gerçeğe dönüştü ve adliye binasının akköprüye taşınacağını öğrendik. Bu da yine çok büyük bir bina yapılacağı anlamına geliyor. Gerek var mı demişsin ya, düşün ki sadece ankara da merkezde 33 tane icra dairesi var ve yetmiyor. Yeni ticaret mahkemeleri kuruldu ama oda yok, mahkeme salonları dönüşümlü kullanılıyor. Dosyalar koridorlara taşmış, dolaplardan yürünmüyor bile. Ayrıca her yeni kalem ve mahkeme açıldığında tüm düzen bozuluyor mesela 1 nlu filanca mahkeme 1. kattayken 2. nolu mahkeme 5. katta. Bul bulabilirsen. Suçlu dersen o da çok inan bana. Off amma yazdım, kafanı şişirdim, mutlu seneler canım:)

Bolat dedi ki...

Mutlu yıllar dilerim :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Avrupa'nın en büyük adalet sarayını yapmak adaletin işleyişini sağlayacaksa bi kaç tane daha yapsınlar.

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

asıl değinmek istediğim nokta, istemeden de olsa yok yere uzattığım cümlelerden dolayı kaynamış sanıırım...

demek istediğim asıl şey; bu kadar büyük/çok adalet sarayına, cezaevine, ıslahevine olan ihtiyacımız batıyor gözüme. bütün enerjiyi insanları cezalandırmaya yöneltmek yerine birazını da "insan" eğitmeye harcasak bu cezalandırma üzerine kurulu yaşam tarzından uzaklaşabiliriz sanırım. bu kadar büyük-ferah vs adalet sarayları yapılmasındansa koridorlarında müzik çalan, herkesin insanca muamele gördüğü üniversiteler yapılmasını tercih ederim mesela, hayvanların da "canlı" gibi muamele gördüğü barınaklar tercih ederim. bütün ilçelerin sahile yakın en güzel yerlerinde otobüs-minibüs durakları yerine araçların giremediği kafeler, o kafelerde heykeller, hemen yakınlarında büyüklü küçüklü galeriler, müzeler tercih ederim. bana göre bozuk işleyişin en büyük göstergelerinden biri cezaevleriyle adalet sarayları. bu ikisinin büyüğü pek makbul değil bana göre.

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

kesinlikle =)