27 Kasım 2011 Pazar

Yan Yana



Beldedeki bir çay ocağında dün oturarak arkadaşlarıyla şakalaşan iki genç, akşam saatlerinde beldeye 7 kilometre uzaklıktaki Malatya kent merkezine giderek bir ip aldı...







2 gün önce gazetede bir haber vardı, 3. sayfa haberi. Küçük, kalabalık olmayan bir kasabada aynı kızı seven 2 genç. Birlikte, aynı iple kendilerini asarak intihar etmişler. Öncesinde şiirler yazmışlar internette sayfalarına. Okuyanlar hatırlamıştır.

Bayağı bir zaman önce yine bir gazetecinin, haberler hakkında yaptığı bir yorum geliyor aklıma; "Haberler, yalnızca zaman hakkında doğruları söyler."

Sonra, yıllar yıllar öncesinden bir olay geliyor aklıma. Kuzenimin, baba tarafından kuzeni üniversiteyi şehir dışında kazanıyor. 2. senesinde, karşıdan karşıya geçerken kırmızıda dur-a-mayan bir araba kıza çarpıyor. Kız, orada, ambulans bile gelmeden hayatını kaybediyor. Gazetede, hiç olmayan ve artık ol-a-mayacak olan bir nişanlı yolun karşısında bekliyor oluyor, zaten yeterince üzücü bir olayı iyice dramatize etmek için.

Bütün bunlardan sonra başka başka hikayeler geliyor aklıma. Bambaşka gazete haberleri.
En sonunda 2 gün önce verilen haberin eksiklikleri, tutarsızlıkları gözüme çarpıyor. Bir kıza aşıklarmış, kim o kız? Küçük bir yerde yaşayan ortalama bir Türk erkeği potansiyel rakibiyle ölümüne kapışacakken, aynı kızı seven 2 erkek de mi bu kadar naif, ince ruhlu olabiliyor? Biri, babayı arıyor, "Bir daha beni görmeyeceksin." diyor. Ergenlik döneminde intihar olaylarının daha çok, aileyi pişman etme kaynaklı olduğu ise psikolojide kendine çok sağlam yer edinmiş bir gerçek. Bu iki biligiyi harmanlayınca da sorunun kızla değil de aileyle, yaşanan çevreyle olduğu gerçeği gözle görülür şekilde kendini belli ediyor-bana göre-.

Amacım kesinlikle ölünün arkasından konuşmak değil, zaten bu haberde gördüğüm bütün bu eksik noktalar ve çelişkilerden sonra yaşanan gerçekler, aklıma gelen ihtimal ise eğer, kendi çocuğumda olur da ortaya çıkarsa tamamen desteğimi kazanacak bir durumdur. Daha 5 yaşında veletlerin, hayvanlara yaptığı işkenceler, koca koca adamların birazcık para için gencecik insanları gözü kapalı ölüme göndermesi gibi temelinde sevgisizlik sorunu olan olaylardan sonra sevginin her türlüsü çok değerli aslında.

3 yorum:

fermina daza dedi ki...

ben de aynı şeyi düşündüm haberi okurken. daha da üzüldüm çocuklara. aileleri belki böyle anlattı, böyle bilinsin istediler.

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

Küçük yerde yaşamanın sorunu tabii bu. Sadece ülkemize değil, dünyanın birçok yerinde, özellikle küçük şehirlerde, kasabalarda pek destek bulmayacak bir durum. Ondan sonra aileler bütün kurulu düzenlerini, hayatlarını, işini-gücünü bırakıp başka yere gitmek zorunda kalacak. Aileyi ya da gazeticileri suçlamıyorum olayı böyle aktardıkları için ama genel olarak bir dönüp bakmamız gerekiyor kendimize, sonuçta sadece bu olayda 2 gencecik hayat var artık yaşanamayacak.

Aslında 2 gencecik hayat ama yine de sevginin-aşkın her türlüsünü içlerine sığdıramayıp ölümü seçecek kadar cesur ya da çaresiz.

Bütün bunlardan sonra insan daha da üzülüyor. Okuduğumdan beri aklımdan çıkmadı bir türlü, yazmak zorunda hissettim kendimi artık.

fermina daza dedi ki...

yazını çok beğendim ben, hem çok insancıl hem de çok zekice.
ben gazetecileri suçluyorum aslında, böyle meselelere yaklaşımları çok önemli, milyonlarca insan dünyaya bu yolla bağlanıyor. bu bahsettiğimiz hadi gizli kapaklı yazılmış bi haber olsun, ne düşmanca yazılmış haberler okuduk, ortada yok olmuş bi hayat varken suçu işleyene alttan alttan hak veren yazılar.bu meseleyi çok önemli buluyorum ve çok öfkeleniyorum.
çocukların seçtiği sonun masumiyeti beni de mahvetti. ama iyi ki yazdın.