19 Kasım 2011 Cumartesi

Drink Up One More Time And I'll Make You Mine

  • Bir yerde bir kitap, bir şarkı, grup ya da bir film yorumu okuduğumda, eğer sevdiğim bir yazarın kitabıysa mesela ve yorumu yapan kişi de peşinen o yazarı sevmediğini söylüyorsa o cümlenin sonunu getiremiyorum malesef. Gitmiyor gözüm sonraki kelimeye! Yok böyle bir şey! Yok! Olmuyor... Kendimle cebelleşiyorum sonraki kelimeleri okuyabilmek için, rekorum 3 kelime ama dahası... Mantıklı düşünmeye çalışıyorum, uzlaşmacı olayım diyorum ama baştan "Babanı da sevmezdim sütoğlan!" yaklaşımı söz konusu olunca bütün o farklı olanı kucaklama yetim kaybolup gidiyor. 
  • Between The Bars dinliyorum günlerdir. Durmadan kafamın içinde "Kim kendini göğsünden bıçaklayarak öldürebilir ki?" cümlesi dönüp duruyor kayan yazıyla. Bu, sanırım içinden, hüznü, mutsuzluğu somut bir şeymiş gibi bıçakla söküp alma isteği. 8 yıl olmuş, ne garip.
  • Tanıdığı, sevdiği birini kaybetmeyen, tanıdığı, sevdiği birini kaybedeni mümkün değil içinden içinden hissederek anlamıyor.
  • Hiç görmediğim, bilmediğim bir pusulanın bozulmasına sevineceğimi söyleseler, mümkün değil inanmazdım. Ama işte hayat Murat Menteş kitabından,  alakasız ihtimalleri çıkarıp getirebiliyor önüne çok lezzetli bir tatlı tabağı yanında.
  • Gog, Dublörün Dilemması, Parfümün Dansı önerdim sevgiliye. Kendime de, Stefan Zweig kitaplarıma yenisini ekleyip Macellan aldım. Bu adamda bambaşka bir biyografi yeteneği var. Fouche, Marie Antoinette, Amerigo... Acaba şu anda hayatta olsa kimin biyografisini yazardı? Steve Jobs? Condoleezza Rice? J.K. Rowling?...
  • Haber sitelerinde götten, memeden, six packten ayıklayabildiğim haber kırıntısı bulduğumda cesurca yalıyorum leoparı.


2 yorum:

fermina daza dedi ki...

benim de aklıma amity gelir geceleri otururken, i'm a neon sign and i stay open all the time.

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

sabahları dinlemek de güzel olabilir=) böyle taze taze uyanmışsın, tınıları harekete geçiriyor gibi.