12 Kasım 2011 Cumartesi

Cervantes' in Eli O Kadar Gezsin Ben Şurdan Şuraya Gidemeyeyim






Şimdi sabahın bu saatinde uyku problemi yaşadığımı söyleyince okuyan herkes uyumadığımı sanacak. Benimki daha çok 1-2 saat uyuyup, uyanıp tekrar uyumak için akla-karayı seçmek şeklinde oluyor. İnsanın bütün hayatını etkiliyor bu uyku problemi. Eğer saat 10 gibi yeniden, birkaç saat önce olduğu gibi olduğum yerde yığılıp kalmazsam evden çıkıp birkaç sergi gezeceğim, dönerken biraz örgü için yün-mün alıp kış modunu açacağım iyice. Düşüne düşüne pek bir yere varamıyor insan. İş yok-güç yok... Kendini sanata verince bambaşka açmazlara giriyorsun. Ya anlatmak istediğini tam anlatamıyorsun, ya kafanın içinde bir yerlerde bir şeyler eksik kalıyor ve onu bir türlü bulamıyorsun. Yaratma süreci sorunu işte klasik... Sürekli araştırıyorsun araştırıyorsun, en sonunda "Kendini tekrar eden" bir sanatçı olmuş oluyorsun. 3. dünya ülkesi vatandaşı olmaksa apayrı bir sorun, çıkmaza girdiğinde gerçekten çıkmazda oluyorsun ve o çıkmaza mutlaka bir gün giriyorsun. Girmemen için kafana bol jöle sürüp sana verilen hakların çok olduğunu gözlerini belerte belerte kameralara filan anlatman gerekiyor.

Eğer başarabilirsem Kutluğ Ataman' ın, ARTER' deki sergisi Mezopatamya Dramatürjileri sergisine gitmeyi planlıyorum, ardından Karşı Sanat' taki Cervantes' in sol eli sergisine gideceğim. Daha başka sergiler de var gitmek istediğim ama bu ikisi en çok ilgimi çekenler.

Bilemiyorum... Aslında bu uykusuzluğun verdiği ruh haliyle yalnızca gidip kahve içsem kitabımı yanıma alıp, sonra da eve dönüp yeni uyku dalgamı beklesem daha iyi olur gibi.

2 yorum:

inanirsakolurbence dedi ki...

Yaratma süreci gerçekten sıkıntılı bir süreç ilham gelmeyince olmuyor yapmış olmak için bir şeyler de yapılamıyor sanırım.

Bu arada seni mimledim:)

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

Teşekkür ederim=)
Ancak yazıp yayınlayabildim.