23 Ağustos 2011 Salı

Tatil Kitapları

Tatilde neden insanlar okumak için hep hafif, eğlenceli kitapları yanlarına alırlar anlamak güç değil. "Amma ve lakin ki öyle değildir". Yok canım o kadar kesin hatları olan konuşmalar bana göre değil. Sadece kendimden örnek vereceğim; çünkü etrafımda öyle pek de tatile giderken yanında kitap götürüp bitiren biri yok sanırım. Şahsi tatil tarihimde yanımda götürüp de bitirdiğim ya da çokça ilgilendiğim kitapları sıraladığımda siz de denemek isteyebilirsiniz;

Daha mini mini bir ortaokul öğrencisiyken teyzem-kuzenim ve geriye kalan kalabalık kız güruhuyla Bozcaada' ya tatile gittiğimizde yanımda götürdüğüm kitap Paul Coelho' nun Simyacı' sıydı. O kadar da eğlence dolu bir kitap değil bildiğiniz gibi. Ama güzel vakit geçirtiyor.

Daha sonra yine aynı kuzen ve diğer teyzemle Ayvalık' a tatile gittiğimde plajda güneşin altında kavrula kavrula okuduğum kitap Knut Hamsun' ın Açlık kitabıydı. Adam açlıktan rehine bıraktığı kemerini geri alıp kemirirken fonda dalgaların denize vuruşu, az ilerimdeki iki küçük çocuğun kumdan kalelerini nasıl yapacağı tartışması vardı. Sonunda adam bir gemide çalışmaya başladığında da kitabı nasıl bir solukta, kopmadan okuduğuma inanamamıştım.

Ardından yine aynı kuzenle Kelebekler Vadisi' nde kısmen daha eğlenceli olan ama belki dili biraz ağır olan bir kitabı bitirmiştim; Ahmet Hamdi Tanpınar' ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü.


Kelebekler Vadisi kitabım
Kelebekler Vadisi' nden dönerken tekneden çektiğim "elveda"  fotosu
Ve en son geçen sene arkadaşımla gittiğim Fethiye' de İpek Çalışlar' ın Halide Edib' ini yarılamıştım. Tatilde bitirememiş olmamın nedeni hem normalde de kitap okumayan arkadaşımın, "nasılsa okumam" deyip yanına kitap almayıp Halide' ye göz atmak için aldığında elinden bırakamamış olması hem de kitabın bir hayli uzun olmasıydı. Ama İstanbul' a geri döndüğümde aynı şevkle okumaya devam edemedim.


Bunlar ilk aklıma gelenler. Tabii ilk olarak aklıma bunların gelmesinin nedeni de çok etkilenmiş olmam.

Her neyse; konuya dönersek, bütün, tatilde okuyup çok etkilendiğim kitapların ortak yönü içinde bir hayatta kalma mücadelesini barındırıyor olması. Bir şekilde hayatını devam ettirebilme, yeni yollar arama, ciddi riskler alma konuları var. Tatil için aslında çok da çekici kitaplar değilmiş gibi görünüyor ama düşününce çok da mantıksız değil; tatilde zaten eğleniyorsun, dolayısıyla kafan boş, dinlenmiş oluyorsun, bu konulara odaklanabilmen de kolaylaşmış oluyor. Deniz kenarında laptopla iş yazışmalarını yürüten adamları tenzih ediyorum; onlar da tatil yapmıyor zaten, sadece daha farklı bir yerde çalışıyorlar.

5 yorum:

Özgür Ceren Can dedi ki...

Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ne bayılırım. :)

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

Ben de bayılmıştım =) İlk 5' im olsun desem mutlaka eklerdim.

bossa nova dedi ki...

Saatleri ayarlama enstitüsü cidden iyidir:)

Oha aklıma bi ton kitap geldi bu da var bak bi de bu bi de bu diye devam etmek istedim:)

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

@bossa nova devam et canım, fena da olmaz hani =)

birtutamkekik dedi ki...

merhabalar:)
sayfanızın ismi,siz,
ne hoş ne cici bir sayfa böyle:)
hemenn dürbün isteyenlerin arasına karıştım,seve sevee:))
bende sizi beklerim sayfama..
sevgilerimle..
:))