11 Ağustos 2011 Perşembe

Tanrım, Sorun Sende Değil Bende!

İnsanlığın büyük bir kısmının hayatta kalma içgüdüsüyle yaşadığı travmatik sürecin  -ki bazen hayatın tamamıdır- çoğunluklu sonucuna "inanç" diyoruz. Çünkü inanç sistemlerinin çoğunda ölümden sonra, farklı bir şekilde de olsa yaşama devam etme fikri var. Tabii bu varlığını devam ettirme arzusunu egoya da bağlayabiliriz ama uzun zamandır bu durum pek yakın gelmiyor bana. Gariptir ki inanç sistemlerinin çoğunda -özellikle semavi olarak kabul edilen dinlerde (buraya da bir dipnot ekleyeceğim birazdan)- kitlelerin ölümü yeri geldiğinde "gerekli"dir. Dini yaymak için savaşlar yapılır, kadınlar-erkekler-çocuklar ölür ve bunu yaşamın kutsal olduğunu söyleyen dinleri yayanlar yapar. Bu bir dilemma değil çelişkidir.

Dipnota gelince: semavi din kavramı da kendi içinde başka bir çelişkidir. Bazılarına göre 3; bazılarına göre 4 büyük dinin aynı yaratıcı tarafından gönderildiği ama diğerlerinin semavi olmadığı yaygın bir görüştür. Tabii bunu düşünenler ortalama bir Hindistan insanı değil direkt en çok taraf toplayan dinlerdir. Bu da sadece ayrımcılıktır çünkü biraz diğerinin de gözünden bakmak gerekir ama gel gör ki -en azından görünürde- din adına yapılan savaşlar zaten diğerinin gözünden bakılamadığı içindir.

Kitlelerin imhası konusunda bir diğer dikkatimi çeken noktaysa para için de önemli değildir kimlerin-nasıl-ne zaman-nerede yok olduğu. Dinle paranın bence en büyük ortak noktası da budur. Hizmet edemiyorsan yok olmalısın. Para için yok etmek daha samimi geliyor bu durumda bana, çünkü din özünde yaşamın kutsallığını-bedenin önemli olduğunu filan vurgular ama o beden ve yaşam sadece üyesi olduğun dini gruptakiler için önemlidir.

Para basittir ve nettir; dinin ertesi sabah erken kalkması gerekir. Bu yüzden sana "Tatlım güzelliğin inanılmaz boyutlarda, seni gördükçe içimdeki ateş her yanımı basıyor, seni yanımda dolaştırırken milletin kıskançlığını izlemek de egomu tavan yaptırıyor  ama ağız kokun ölüyü bile diriltir" demez. Bu yüzden para samimidir; patavatsız insan gibidir; patrondan lafı dolandırmadan çat diye zam isteyendir, utandığı sırrını anlatmak için çakırkeyif olmayı beklemeyendir, sevişirken yalandan orgazmları da olmaz, olmamışsa olmamıştır; "sorun bende değil sende"dir.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

çok güzel bir yazı
pisi ben istiyorum olacak:)

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

Teşekkür ederim Pisi' cim. =) Ayarları değiştirince yorum bırakabilmene sevindim=)