15 Mayıs 2011 Pazar

Doctor Who

                                                 -----YOĞUN SPOILER ICERIR(6x4)-----
Dün "The Doctor’s Wife"  isimli en az Blink bölümü kadar güzel bir Doctor Who bölümü yayınlandı. Bu bölümle bazı şeylere cevap verdiler -en azından benim gibi sadece son 3 rejenerasyon geçiren doktoru izlemiş olanlara- TARDIS doktoru duyuyor mu mesela bunlardan biriydi ve bu bölümde buna oldukça güzel ve duygusal bir cevap verdiler. TARDIS' in doktora söylemek istediği "Hello" kelimesi ise ancak bu kadar duygusal olurdu. Benim gibi insanların neden dizi, film çekmemesi gerektiğinin apaçık bir kanıtı bu; şimdi ben kalkıp "Merhaba" kelimesine bunca anlamı yüklemek için 40 dakikanın hepsini kullanmak zorunda kalırdım ve sonuç da hiç iç açıcı olmazdı. TARDIS'i Idris evet yanlış okumadınız Idris adında bir hamfendiyle(!) ete kemiğe büründürdüler. Onlar idris diye seslendikçe ben güldüm. Bunun dışında TARDIS' in diğer odalarını olmasa da koridorlarını gördük, başka bir ana kumanda odasına sahip olduğunu öğrendik, kırık dökük de olsa 5 dakikada eski TARDIS parçalarından yapılmış "yepyeni" bir TARDIS' in yapılışına şahit olduk, Zaman Lordlarının Da-Lek lerle yaptığı büyük zaman savaşından kurtulmuş ama bir şekilde ölmüş olan  "iyi" Zaman Lordlarının olduğunu öğrendik... Kim bilir belki River Song' la (SPOILER!) dolaşacağı zaman bambaşka Zaman Lordlarıyla tanışırız gerçekten iyi olan.

David Tennant ve Billie Piper
Matt Smith'ten bahsedelim biraz da yalnız başlamadan önce kısaca David Tennant hakkındaki düşüncelerimi de yazmam gerekiyor; David Tennant için söyleyebileceğim en yerinde gözlem "Kendisi iyiydi de çevresi kötüydü" olabilir. Kıpır kıpır, capcanlı hareketleri, fıldır fıldır gözleriyle tam bir "Doktor" görüntüsü çiziyordu ama bunun yanında Billie Piper yoldaşlığının getirisi kadar götürdükleri de vardı; aralarındaki uyum sonucu izleyenler aşk-meşk bekledi aralarında, bunu da dengede tutmaları gerekiyordu ama aralarındaki aşk gereğinden fazla drama kattı diziye bu da Billie Piper' lı son bölümlerin boğazımıza dizilmesine neden oldu. Son yol arkadaşı Donna Noble zaten bambaşka bir hikayedir... Bütün bunları düşününce ya dizinin genel kurgusu değişecekti ya da David Tennant! Tam bunlar olurken Matt Smith' in çocuksu bakışları, afacanlığı hareket getirdi diziye. Matt Smith' i Midnight bölümünü çekerken düşünemiyorum ama David Tennant' ı da o İskoç aksanıyla İdris' e "Sexy" deyişini de düşünemiyorum. 

River Song-Doctor-Amy
Gelelim Matt Smith' in yol arkadaşlarına; masalsı duruluğa sahip Amelia a.k.a. Amy ve sevgilisi Rory... Bu ikisinin arasındaki aşk (Rory' nin 2000 yıl boyunca Amy' ye göz kulak olması, Amy' nin başı sıkışınca Martha Jones gibi durmadan "doktaağğğ dooookkkktaaaaaağğğğğ" diye bağırması yerine Rory' yi arar gözleri ilk önce) dizinin dengelerini yerinde tuttuğu kanaatindeyim. Bu arada yeri gelmişken belirtmek isterim ki Martha Jones bölümleri çok güzel başlasa da son bölümlere doğru özünden tamamen çıkmıştı bu hanım kızımız ve Donna Noble ile birlikte oynadığı bölümlerde ilk başlardaki stajer doktorumuz profesyonel bir asker olmuştu ki bu rahatsız ediciydi artık.             
Van Gogh ziyareti
Rory-Amy-Doctor
Doctor ve Martha Jones



         


2 yorum:

Arzu dedi ki...

David Tenant'a cok alistim ben. Digerin simdilik suni geliyor, ama herhalde ona da alisirim.

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

David Tennant' ın zaten öyle alışkanlık yapan bir havası yok değil, ayrıca uzunca bir süre Doctor olarak gördük. Ardından Matt Smith gelince sanki yerini dolduramayacakmış gibi geliyor ama nasıl ki gruplar vokallerinin ses renklerine göre şarkılar yazıyorsa senaristlerin de seçtikleri Doctor' lara göre senaryolar yazdıklarını düşünüyorum. Bu yüzden sadece biraz zaman =)